Şeytan Niçin Yaratıldı?

Şeytanın yaratılmasının hikmeti ve gayesi... Madem şeytan insanları kötülüğe sevkediyor o halde Allah niye şeytanı yarattı, insanlara musallat etti.

Kötülük Kaynağı olan şeytanı Allah neden İnsana Musallat Etti?

Sual: Şerr-i mahz olan şeytanların icadı ve ehl-i imana taslitleri ve onların yüzünden çok insanlar küfre girip Cehenneme girmeleri, gayet müthiş ve çirkin görünüyor. Acaba Cemîl-i Alel’ıtlak ve Rahîm-i Mutlak ve Rahmân-ı Bilhakkın rahmet ve cemâli, bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin husulüne nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor? Şu meseleyi çoklar sormuşlar ve çokların hatırına geliyor.

Elcevap: Şeytanın vücudunda cüz’î şerlerle beraber birçok makasıd-ı hayriye i külliye ve kemâlât-ı insaniye vardır.

Evet, bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var; mahiyet-i insaniyedeki istidatta dahi ondan daha ziyade merâtip var. Belki zerreden şemse kadar dereceleri var.
Bu istidâdâtın inkişâfâtı, elbette bir hareket ister, bir muamele iktiza eder. Ve o muameledeki terakki zembereğinin hareketi, mücahede ile olur. O mücahede ise, şeytanların ve muzır şeylerin vücuduyla olur.

Yoksa, melâikeler gibi, insanların da makamı sabit kalırdı. O halde insan nev’inde binler envâ hükmünde sınıflar bulunmayacak... Bir şerr-i cüz’î gelmemek için bin hayrı terk etmek, hikmet ve adalete münafidir.

Çendan, şeytan yüzünden ekser insanlar dalâlete giderler.

Fakat ehemmiyet ve kıymet, ekseriyetle keyfiyete bakar; kemiyete az bakar veya bakmaz.
Nasıl ki, bin ve on çekirdeği bulunan bir zat, o çekirdekleri toprak altında bir muamele-i kimyeviyeye mazhar etse, ondan on tanesi ağaç olmuş, bini bozulmuş. O on ağaç olmuş çekirdeklerin o adama verdiği menfaat, elbette, bin bozulmuş çekirdeğin verdiği zararı hiçe indirir.

Öyle de, nefis ve şeytanlara karşı mücahede ile, yıldızlar gibi nev-i insanı şereflendiren ve tenvir eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev’e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette, haşarat nev’inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev’ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adalet-i İlâhiye, şeytanın vücuduna müsaade edip tasallutlarına meydan vermiş.

Ey ehl-i iman! Bu müthiş düşmanlarınıza karşı zırhınız, Kur’ân tezgâhında yapılan takvâdır. Ve siperiniz, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Sünnet i Seniyyesidir. Ve silâhınız, istiâze ve istiğfar ve hıfz-ı İlâhiyeye ilticadır. Risale-i Nur Külliyatından (Lemalar, 13. Lema) 

Bediüzzaman Said Nursî (R.A)

Aşağıdaki Metin Risale-i Nurun Bu Kısmından Anladığımdır.

Sual:Kötülük kaynağı olan şeytanların yaratılması ve iman ehline musallat olmaları ve onların yüzünden birçok insanın günah işleyip, küfre girip cehenneme gitmeleri, müthiş ve çirkin görünüyor. Acaba sonsuz güzellik sahibi olan Allah ve mutlak rahmet sahibi olan Allah'ın rahmet ve güzelliği bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin ortaya çıkmasına nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor?

El-cevap: Şeytanın vücudunda cüz'i şerlerle beraber birçok külli maksatlı hayırlar ve insanı olgunlaştıran birçok güzellik vardır.

Evet, bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var ise İnsanların özünde ve kabiliyetinde dahi ondan daha fazla mertebeler vardır. Belki zerreciklerden ta güneşe kadar dereceleri vardır.

Bu kabiliyet ve yeteneklerin ortaya çıkması, elbette bir hareket ister, bir işlem gerektirir. Ve o işlemlerdeki yükselme ve terakki, çalışma ve gayret ile olur.  O çalışma ve gayret ise, şeytanların ve zararlı şeylerin vücuduyla olur. Yoksa melekler gibi insanlarında makamı, mertebesi sabit kalırdı. O halde insan çeşidinden binlerce çeşit hükmünde olan sınıflar bulunmayacak. Bir küçük şerrin gelmemesi için bin hayrı terk etmek,  hikmet ve adalete zıttır. Gerçi şeytan yüzünden çoğu insanlar Hak yoldan ayrılıp sapkınlığa giderler fakat, ehemmiyet ve kıymet, genellikle keyfiyete bakar, çoğunluğa az bakar veya hiç bakmaz.

Nasıl ki, bin veya on çekirdeği bulunan bir zat, o çekirdekleri toprak altında kimyevi bir harekete tabi tutsa ondan on tanesi ağaç olsa bin tanesi bozulsa, o on ağaç olmuş çekirdeklerin o adama verdiği fayda, elbette  bin bozulmuş çekirdeğin verdiği zararı hiçe indirir.

Aynen öyle de, nefis ve şeytanlara karşı çalışma ve gayret ile, yıldızlar gibi insan çeşitlerini şereflendiren ve nurlandıran on Kamil insan sayesinde o çeşit insana gelen menfaat, fayda, şeref ve değer elbette, zararlı böcek çeşidinden sayılacak derecede aşağılık ve pis sapkınlık ehlinin küfre girmesiyle insan türüne vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adalet-i ilahiye, şeytanın vücuduna müsaade edip musallat olmalarına meydan vermiş. 

Eğer şeytan yaratılmasaydı veya insanlara musallat olmasaydı Hz. Ebubekir gibi elmas ruhlular ile Ebucehil gibi kömür ruhlular birbirinden ayrılamazlardı ve aynı seviyede kalırdı. Yani kafir ile Müslüman birbirinden tefrik edilemezlerdi. 

Nasıl ki Serçe kuşuna Atmaca  kuşunun musallat olmasıyla Serçe kuşunun manevra ve kabiliyeti gelişir aynen öylede insanlara şeytanların musallat olması ile kendi kabiliyetini geliştirmesi nisbetinde cehennemin en düşük mertebesi ile cennetin en yüksek mertebesine kadar dereceler elde edebilir. Eğer şeytan olmasaydı günah işleyen ile sevap işleyen aynı seviyede kalabilirdi.

Şeytan niçin yaratıldı şeytanın yaratılmasının hikmeti şeytan Bediüzzaman